Nisan, 2010 için arşivler
Oracle DB: Case Insensetive Arama
24 Nis
Uygulama geliştiricilerin veya veri tabanı yöneticilerinin genellikle problem yaşadığı konulardan bir tanesi de Oracle Case Insensetive Search (Büyük Küçük Harfe Duyurlu Arama). Bunu konu üzerine bir çok yazı ile karşılaşmış ve bu konu ile ilgili bir çok çözüm yolunu uygulamaya çalışmış olabilirsiniz. Oracle 10gR2 öncesinde case insensetive arama için bir çok çözüm yolu mevcut olmasına rağmen bu yollardan sadece bir tanesinin uygulanması nihai çözüm olmamaktadır.
Örneğin “Querying Data with Case Insensevity” bu konulara bir örnek olabilir. Genellikle bu yol uygulama geliştiriciler için çok maliyetli olmaktadır. Maliyet ile kastetmek istediğim çok fazla emek ve zaman kaybıdır. Çünkü yazılmış betikler içindeki sorguların yapısını değiştirmek gerekmektedir. Kısacası bu durumda tek seçeneğiniz UPPER, NLS_UPPER ve REGEXP_LIKE gibi optisiyonları kullanmak olacaktır. Fakat 10gR2 sürümünden sonra gelen bir özellik ile bu duruma daha iyi bir çözüm bulunmuştur.
Tasarım Analizi – Casio Data Bank
3 Nis
Gündelik hayatta en fazla etkileşim kurduğumuz cihazlardan biriside saatlerimizdir. Saatler özelliklerine göre birçok amaçla kullanılabilirken takı olarak da kullanılabilmektedir. Fonksiyonları saatlerin kullanılabilirliğinden, görsel tasarımına birçok şekilde etkilemektedir. Saatler kullanım amacına uygun olarak makul küçüklükte ve hafif olanı tercih edilmektedir. Fakat bu cihazlara fazla özellik yüklemek kullanılabilirliğini azaltırken günlük hayatta asıl yapması gereken görevi yani saat ve takı görevini de negatif şekilde etkilemektedir.
Casio Data bank’ı incelediğimizde ve diğer saatlerle karşılaştırdığımız da fonksiyonel yönü hariç diğer özellikleri bakımında çok aşağılarda kalmaktadır. İlk olarak saatin ekranına baktığımızda neredeyse rahatsızlık verecek şekilde karışık görünmektedir. Ekran üzerinde bulunan rakamların ve harflerin ne alama geldiği ile ilgili tanımlayıcı bilgi veya kısaltma bulunmamaktadır. Ekran, sadece saat bilgisini gösterseydi belki anlaşılması daha kolay olacaktı fakat uyarıya benzer yazının, tarih bilgisinin, saatin ve üste bulunan şekillerin ekranı neredeyse kaplaması saate ilk bakan kişinin dikkatini dağıtabilmektedir.
Bunun ötesinde ekranın tek renk olması ekran üzerinde bulunan tüm bilginin aynı önem derecesine sahipmiş hissi uyandırmasına neden olmaktadır. Bu bilgi kümesi içinde bir renklendirme yapılması, ilk bakışta görülmesi gereken yerleri vurgulaması açısında önemli olabilir. Yada bir toplantıyı haber vermesi durumunda ekrana çıkan yazının renkli olması kullanıcının dikkatini çekmede yardımcı olabilir. Saate bakarken harcadığımız 2-4 saniyelik süre içerisinde kullanıcın toplantı yazısını görmemesi bu tasarıma göre beklenmedik bir sonuç olmayacaktır. Ekranın en üst kısmında bulunan, formatı ve yazı boyutu sebebiyle neredeyse okunamaz hale gelmiş haftanın günlerini gösteren grafik normal gözle bile çok zor algılanmaktadır. Duygu olarak iticilik yaratmasının yanı sıra karşıdaki kişinin bunu anlayabilmesi için normalden fazla zaman harcaması gerekmektedir.
Tasarım Analizi – Türk Ticaret’in Web Sitesi
3 Nis
Teknolojinin gelişmesi, yaşantımız dâhil olmak üzere dünyada birçok alanda etkisini göstermektedir. Bu teknoloji kümesi içinde önemli yeri olan ve gün geçtikçe büyüyen internet, eğitim, ticaret, eğlence ve birçok alanda hizmet vermesiyle birlikte neredeyse herkesin kullandığı bir iletişim ağı haline gelmiştir. Yediden yetmişe herkesin etkileşim içinde bulunduğu internet dünden bugüne birçok değişikliğe uğramıştır. İletişim alt yapısının hızlı gelişmesi internetin evrimleşmesinde büyük rol oynamıştır.
İnternetin ilk zamanlarında neredeyse metin tabanlı olan internet siteleri şu anda video, ses, animasyon ve resim gibi tüm görsel objeleri bünyesinde barındırabileceği ve sunabileceği hale gelmiştir. Fakat bu güç, çok öncelerden de var olan fakat göz ardı edilen beraberinde birçok konuyu su yüzüne çıkarmıştır. Bu konulardan en önemlisi ve üzerinde düşünülmesi gereken kısmı kullanıcı ara yüzü tasarımı olmuştur. İnternetin doğası gereği görme ve fareyi de elimiz olarak düşünürsek dokunma duyusu tamamıyla karşınızdaki web ara yüzünün size ne verdiğine bağlı olarak etkilenecektir. Bu yüzden insan ve internet etkileşimini geliştirmek amaçlı bu çalışmalarında içinde bulunduğu HCI (İnsan Bilgisayar Etkileşimi), ISD (Etkileşimli Sistem Tasarımı) ve buna benzer birçok ana ve alt çalışma alanları bulunmaktadır.
Tasarım Analizi – Philips Uzaktan Kumanda
3 Nis
Hepimizin bildiği klasik uzaktan kumandalar üzerinde yaklaşık 3 e 14 matris şeklide küçücük yazılarlar ile belirtilmiş 40 adet buton bulunan çok fazla fonksiyonun yüklendiği cihazlardır. Bu cihazlar üzerine bir yığın fonksiyon için konulmuş butonlar sebebiyle boyut ve şekil gibi tasarımda önem arz eden parametrelerde olumsuz şekilde etkilenmektedir.
Klasik kumandalar üzerinde bulunan birçok fonksiyonun kullanılabilirliğinin yanı sıra fazla olması ev kullanıcıların kafalarını karıştırmaktadır. Birçok kullanıcıda bu fonksiyonların işlevselliğini öğrenememektedir. Yaklaşık her evde üç kumanda olduğunu düşünürsek bunların tam olarak işlevselliğini ve özelliklerini öğrenmek kayda değer bir çaba sarf etmeyi peşinde getirecektir. GFK firmasının uzaktan kumandaların evlerde kullanımı ile ilgili yapmış olduğu araştırmada hane halkının %49 unda 5 veya daha fazla ve %87 sinde 3 veya daha fazla uzaktan kumanda olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu araştırmada hane halkından bu kumandaları tam özelliği ile kullanabilen bir kişi olduğu belirtilmektedir.
Eğitimde Mobil Teknolojiler
3 Nis
Kablosuz teknolojilerin hızlı evrimleşmesi, taşınabilir cihazların gelişimi ve farklı cihazlarla kablosuz ağlara kolay erişimin giderek artması araştırmacıları ve şirketleri mobil teknolojilerde ilerlemeleri için cesaretlendirmiştir. Mobil teknolojilerin bağlantı oluşturma ve taşınabilirlik konuları gerçek hayatta birçok fırsatı önümüze sermektedir. Gerçek şu ki, birçok insan yanlarında akıllı telefonlar, kişisel dijital yardımcılar (PDA) veya diz üstü bilgisayar taşımaktadır. Bu kişisel cihazlar eğlence, çalışma veya öğrenme gibi birçok amaç içinde kullanılmaktadır [1].
Öğrencilerin sabit veya önceden hazırlanmış bir yere bağımsız kalmadan bu mobil cihazların faydalarından yaralanarak yapmış oldukları bu öğrenme çeşidine, uzaktan eğitim ve e-öğrenme ile ilişkili olan “mobil öğrenme” de denilmektedir. Mobil öğrenme giderek eğitimcilerin, araştırmacıların ve eğitim sistemi ve materyallerin geliştiren firmaların ilgisini çekmektedir. Bu teknoloji, coğrafi olarak birbirinden ayrı kişi veya gruplar için potansiyel işbirlikçi etkileşim ve öğrenme fırsatı sunmaktadır [2].


Son Yorumlar